AB GÖÇ POLİTİKALARI

Kapsamlı Avrupa Göç Politikası

Politik Çerçeve
Hague Programını tamamlamak

1. Politik çerçeve

Karmaşık yapısıyla artan uluslararası göçün  AB ve üye ülkeler üzerinde  olumlu ve olumsuz ciddi etkileri vardır. AB göçle sosyo-eknomik bağlamda ilgilenme ihtiyacındadır çünkü Avrupa’da yetenekli işçi ve iş kıtlığı, evrenselleşen ekonomide daha yetenekli olma yarışı ve Avrupa’da hızla yaşlanan nüfus söz konusudur. Aynı zamanda AB Avrupa’ya bir şekilde sadece komşu ülkelerden değil uzak olan diğer ülkelerden de yasa dışı yollarla girmeye çalışan ve sayısı artan göçe tepki verirken, göçmenlerin  uyumunda sakin ve sabit toplumlar sağlayabilme çabası da gütmektedir.
Avrupa Komisyonu tarafından tanımlanan, kapsamlı Avrupa göç politikası, göçle ilgili fırsat ve taleplere yanıtta tutarlı ve etkili tutumlar sergiler. Bu noktaya 1999’daki Tampere Avrupa komisyonu,  2004’deki Hague Programı ve  2005 ve 2006’daki Avrupa komisyonu tarafından kabul edilen Göçe Evrensel Yaklaşım sonuçları doğrultusunda gelinmiştir. Bu kapsamlı yaklaşım göçün her aşamasını kapsar, yasal göçün olumlu taraflarından yararlanmayı hedefler ve yasa dışı göçle savaş politikalarını ve insanlar arası alış verişi içerir. Bu yaklaşım, üye ülkelerin geleneklerine ve farklı yasal sistemlerine saygı göstererek, belli bir dayanışmayla orantılı olarak, genel prensipleri belirlemeye dayalıdır.  Aynı zamanda, insan haklarına, göçmenlerin temel özgürlüklerine, Cenevre Antlaşmasına dayalıdır dolayısıyla  sığınma prosödürlerini göz ardı etmemektedir. Üçüncü dünya ülkeleriyle gerçekçi ortaklık talep eder ve birliğin dış politikalarına tam uyumu bekler. Bu durumda AB ve üye ülkeler  21. yüzyılın başında AB için önceliklerin oluştuğu bölgede her şeyden yararlanmak için göç, olanak ve taleplerini hedef alır.
Kapsamlı yaklaşımı kuvvetlendirme çabalarında, komisyon Hague programının farklı bölümlerinden seçtiği öneri paketlerini sunarak dengeli bir yaklaşımda bulunma çabasındadır. 2005 Eylül paketi uluslar arası korumayı kurmak için Bölgesel Koruma Programları önerisini, Yasa Dışı Göçmenlerin Geri Dönüşüyle İlgili Yönerge Önerisini, Göç ve Gelişim Üzerine İletişim ve Uyum İçin Genel Bir Çerçeve Önerisini içerir.

2. Hague Programını Tamamlamak

2.1 Barınma ve Göçün Yüzeysel Boyutu; Üçüncü Dünya Ülkeleri İle Ortaklık, Esas Bölgeler ve Geçiş

Göçü idare edebilmek ve diyalog, üçüncü dünya ülkeleriyle yakın işbirliği gerektirir.  Avrupa Konseyi bu tür işbirliğini kapsamlı bir politika olarak algılar. İlk etapta uygulama merkezi Afrika’dır. Konuyla ilgili ilk gelişme AB-Afrika Bakanlıkları boyutundaki göçle ilgili konferanstır ve bu konferans 22-23 Kasım 2006’da Tripoli’de düzenlendi.  Haziran 2006’da düzenlenen Bakanlık boyutundaki  konferansın amacı ise Batı Afrika yönündeki göç akışına çözümler bulmaktı. Afrika Birliği Komisyonunun ve Avrupa Komisyonunun gündeminde kesişen nokta göçtür. Cotonou Antlaşmasının 13. maddesine göre diyalog belli başlı Afrika ülkelerinde başlayıp genişleyerek devam etmiştir, hatta göç üzerine AB-ECOWAS ortak çalışma grubunun ilk toplantısı Lüksemburg’da 2007 Nisan ayında gerçekleşmiştir. Avrupa-Akdeniz bölgesi hazırlıkları sürmekle beraber önceliklidir. Kasım ayında Avrupa-Akdeniz ortaklığı çerçevesinde göç üzerine ilk bakanlık düzeyinde toplantı gerçekleşecektir.
16 Mayıs 2007’de Komisyon, Avrupa Birliği göç politikasının dış boyutunu kuvvetlendirmek için iki Tebliğ sunacaktır:
İlk olan ve ”Avrupa Birliği ve üçüncü dünya ülkeleri arasındaki hareket ortaklığı ve dairesel göç” başlığını taşıyan tebliğ, kanuni göç olanaklarının Birliğin dış politikalarını kapsayabilmesini, bununla beraber dairesel ve geçici göçü kolaylaştırma yollarıyla ilgili beklentileri karşılar. Uygulama da AB ve üçüncü dünya ülkeleri arasındaki hareketlilik dikkate alınmalı ve aynı zamanda AB üye ülkelerinin ihtiyaç duyduğu belli iş gücü alanlarına adapte edilmelidir. Tebliğ  ilgili üçüncü dünya ülkeleriyle AT ve üye ülkelerin yorumlarını kapsar.
İnsan insana iletişimin önemli bir boyutu olarak, AB vize politikaları çerçevesinde üçüncü dünya ülkelerinin o ülkede kısa süreli kalışlarıyla da ilgilenmelidir. Ülkenin güvenliğini sağlamaya çalışırken, insan insana iletişimi kolaylaştırmak farklı ve kişiye özel olmayan yollarla başarılabilir, örneğin; vize zorunluluğunun kanun dışı  göç riski taşımayan veya toplumsal düzene tehdit  oluşturmayan üçüncü dünya ülkeleri için kaldırılması; belli başlı başvuru merkezleri kurarak daha iyi ve pratik vize başvuru yolları sağlamak; vize verme şartı ve koşulları için daha şeffaf ve anlaşılır kanunları kabul etmek; vize  başvuruları ve başvuranlar için veri değişimini geliştirmek (vize bilgi sistemi; belli başlı üçüncü dünya ülkeleri için kolaylaştırıcı vize görüşmeleri, tekrar kabul antlaşmasına paralel görüşmeler gibi.)
İkinci Tebliğ “Avrupa Birliğine Komşu Güney ve Güney –Doğu Bölgelerine Göçe Evrensel Yaklaşım Uygulamasını” hedefler ve 2007 yazına kadar Avrupa Komisyonunun Evrensel Yaklaşımda coğrafi alanını genişletmek için ortaya getirdiği önerileri kapsar. Bu bölgelerdeki ülkelerle göç konularında diyalog ve işbirliğini arttırmayı önerir.

2.2 Yasal Göç ve Uyum

Lizbon  Stratejileri doğrultusunda Hague Programı, yasal göçün AB’nin ekonomik gelişiminde ve bağımsızlığında destekleyici ve teşvik edici önemini fark ettiğinden, Hague Programı tarafından komisyondan 2005’in sonuna kadar “yasal göçle ilgili kabul prosedürlerini kapsayan iş gücü piyasasında göçmen iş gücü için değişen beklentilere derhal cevap verebilecek  plan politikaları” ortaya koyması istenmiştir. Bu sebeple hazırlanan Yasal Göç Üzerine Plan Politikaları  bu isteğe yanıt verir ve özellikle  2007 ve 2009 yılları arasında sunulan dört öneri yönergesiyle  AB’nin ortaya koyduğu kurallarla üstün yetenekli mevsimlik işçilere, eğitimlerinin karşılığını vermek  ve şirket içi hak devir eden kimseler  için belli beklentilere yanıt bulmayı hedeflemeyi ön görür. Genel Yönerge Çerçevesinde üçüncü dünya ülkeleri işçilerinin yasal statülerde üye ülkeye kabul edilmesi, AB’de adil muamele ile yasal olarak ikamet eden göçmenlerin uyumlarını sağlamak için Tampere ve Hague programlarının çalışmaları sunulacaktır.
Komisyon 2007 Eylül ayında yasal göç ve uyum raporuyla ilgili iki adet (taslak) kanun önerisini sunmayı planlanmaktadır. Kanun yapıcı öneriler; üstün yetenekli işçiler için AB kabul şartları yönergesi ve çalışmakta olan yasal göçmenlerin hakları üzerine yönerge, yasal göç üzerine plan politikalarını tamamlamada ilk aşamadır. Bu öneriler AB’nin giderek artan işçi ihtiyacını çekici bir hale dönüştürmeyi hedefler ve bu durum üçüncü dünya ülkeleri işçilerinin Avrupa Komisyonu koşulları altında uzun süreli ikamet statüsüne erişmeden önce AB aracılığı ile haklarını bilmelerini sağlar.
Hague programı ulusal politikaların koordinasyonuna olan gereksinim ve uyumda AB önceliklerinin belli prensipler doğrultusunda kurulması gerektiğinin altını çizer. Uyumda Belli Başlı Kurallar 19 Kasım 2004’de JHA konseyi tarafından belirlenmiştir ve 2005 Eylül ayında komisyon tarafından,”Uyum İçin Belli Başlı İzlenecek Yollar” adı altında ortaya konmuştur. Bu belli başlı ölçütler temel kuralları uygulamaya geçirmede somut ölçütler önerir ve bir takım Avrupa kriterlerini: Uyumda ulusal iletişim noktalar ağı, kural koyucu ve uygulayıcılar için el kitapları, göç ve uyum üzerine yıllık raporlar, uyum internet sayfası (yapım aşamasında) gibi çeşitli danışılabilecek konuları bu aşamada kolaylaştırmayı mümkün kılar. Üçüncü dünya ülkelerinin uyumu için yeni kurulmuş bir Avrupa Fonu tarafından uyum hareketleri de desteklenecektir. 12-13 Haziran 2007 JHA komisyonun uyum üzerine aldığı kararların 10-11 Mayıs 2007’de Potsdam’da düzenlenen “Uyum İçin Gayri Resmi AB Bakanları Sorumlu Toplantısı”nda kabul edileceği umulmaktadır. Konferansta, komisyon kural yapıcılar ve uygulayıcılar için uyum el kitabının ikinci basımını önerecektir.
AB’de uyum politika ve şartlarına genel bakış sağlayan Üçüncü Göç ve Uyum Yıllık Raporu  eylül ayında sunulacak olan paketin bir parçası olacaktır.

2.3 Sınır Kontrolü ve Gayri Resmi Göçe Karşı Savaş

Hague programı dış sınırlar için uyum yönetme sisteminin zaman içinde kurulmasını vurgulamış ve birliğin dış sınırlarının denetlenmesi ve kontrollerin kuvvetlendirilmesi gereğini ayrıca belirtmiştir. Üye ülkeler arasındaki finansal durumlar  dahil olmak üzere adil paylaşım sorumluluğunun ve tek başına olma gereksiniminin altını çizer.
Komisyon, Avrupa Temsilciliği ile ilişkili harekatsal  işbirliği yönetimi için AB (FRONTEX) Üyesi Ülkelerin dış sınırlarında hizmet verecek, istenildiği zaman üye ülkelere operasyon ve teknik destek sağlayabilecek ulusal uzman takımları kurmak yönünde bir öneri hazırlamaya davet edildi, böylece başka bir ülkenin dış sınırında görevli asker gücü bulundurmak söz konusu olabilecektir. Bu öneri 19 Haziran 2006’da sunuldu ve 2007 Haziran ayında uygulamaya konması beklenmektedir.
2005 ve 2006 yılları Avrupa Konseyi  Evrensel Yaklaşım sonuçlarında ve 5-6 Ekim 2006 konsey sonuçlarında, sınır kontrolünü kuvvetlendirmek  için belli başlı noktalar belirlenmiştir.
Bu noktalardan bir kaçı, özellikle operasyon niteliği taşıyanlar ve yine özellikle FRONTEX kapasitesini en üst düzeye ulaştırabilme çabasıyla, Komisyon tarafından 30 Kasım 2006’da AB güney deniz sınırlarının idaresini takviye İletisinde  tanıtıldı. Bu noktalar FRONTEX in özellikle Birliğin güney deniz kıyılarında daha güçlendirilmesini, kurulmuş Avrupa Devriye Ağını ve Dış Sınırlar İçin Avrupa Denetleme Sistemini incelenmesini, ilgili üçüncü dünya ülkelerini daha yakından kontrol altına alma yollarını ve yasa dışı göçle mücadele etmek için deniz kanunlarının uygulanmasında izlenecek yeni yollarla ilgili konuları içermiştir. Daha sonra, çalışanların deniz kanunları üzerine  yaptıkları işi tanımlayan personel çalışma evrakı uygulamaya konmuştur.
Yukarıda belirtilen konsey kararları ışığında yeni duyuruların Hague Programı tarafından ön görülen temsilcinin gelecekteki vekilliğini gözden geçiren FRONTEX yorumu üzerine raporlar olması beklenmektedir. Ayrıca, giriş/çıkış sistemini sağlayan, dış sınırlardaki tüm hareketleri kaydetmeyi mümkün kılan ve bu sistemi kayıtlı yolcu  sistemiyle bağdaştıran, sık seyahat eden yolcular için sınır geçişini hızlandıran olası bir kuruluşla ilgili raporlar olması beklenir. 2007 sonu ya da 2008 başına kadar bu raporlar sunulmalıdır. Bundan ötesi, Komisyon bu yıl sonbahara kadar dış sınır denetimi için Avrupa sistemine  nasıl hareket edilmesi gerektiğine karşı somut önerilerle gelmelidir.
Sonuç olarak, konu Hague Programı tarafından öne sürülen 2004’te birliğe katılmış üye ülkeler arasında iç sınır kontrolünün kaldırılması, 2007 sonu / 2008 baharına kadar yerine getirilmesi gereken şartlardan biri olmalıdır ve 2007 sonuna kadar “Schengen  Uygulama Mekanizması  Ek Önergesi” Komisyonun sunması gereken bir zorunluluktur.
AB gayri resmi ekonomiyi azaltmak için yasal olmayan göç konusu da istismara açık bir konu olduğu ve bir “çekim faktörü” olarak algılandığı için katalizörlük görevi çabalarını arttırmalıdır. Komisyon 19 Temmuz 2006’daki bildirisinde yasal olmayan göçe karşı savaşta, müttefikler arasında, yasal olmayan iş bulma, oranını düşürme gereğini önermiştir. İş bulma potansiyeli  AB’ye yasa dışı göçü destekleyen çekici bir faktördür. Aralık 2006’da Avrupa Komisyonu, Komisyondan 2007 Nisanına kadar öneriler sunmasını istemiştir. Aynı zamanda komisyon, üçüncü dünya ülkelerinin yasa dışı kalışlarıyla ilgili belli standart ve prosedürlerde ve ilgili üçüncü dünya ülkeleriyle tekrar kabul antlaşmalarının görüşme ve sonuçlarında anlaşmaya varma çalışmalarına öncelik vermeye devam eder.
16 Mayıs’ta sunulacak olan paketin bir parçasında komisyon bir yasa önerisi sunacaktır. Bu yasa önerisi üçüncü dünya ülkeleri vatandaşlarının yasa dışı  kalışlarına onay veren işverenlere karşı olacaktır. Amaç ise tüm üye ülkelerin bu kuralı ihlal eden işverenler için belirli cezalar öne sürmesi ve onları etkin biçimde zorlamasıdır.

2.4 Avrupa Sığınak Sistemi

Avrupa sığınak sistemi yaratma (CEAS), Avrupa Birliğini mülteciler için tek koruma alanına dönüştürme ve tüm üyeler tarafından paylaşılan insani değerler üzerine dayanan fikirden ortaya çıkmıştır ve bu görüş Cenevre Mukavelesinin tam ve kapsamlı uygulamasına dayanır. Sığınmanın dört temel ve yasal mukavelesinin hepsi-Resepsiyon Şartları Yönergesi, Sığınma Yolları Yönergesi, Yeterlilik Yönergesi ve Dublin Yönetmeliği-  bu genel sığınma amacını düzeltmeyi ve CEAS için kurumlar kurmayı amaçlar. Bu kuruluşlar yeni kurulmuş ve CEAS ın ilk aşaması tamamlanmıştır. Hague Programı CEAS uygulamasının gerçeğe dönüşmesine katkıda bulunmuş, sığınma aşamasının kuruluşunu ve garantilenmiş sığınma veya ikincil koruma için tek bir statü oluşturulmasını beklemektedir. Komisyonun 2010 yılına kadar ikinci bir yasal evrakı benimsemesi beklenmektedir.
Haziran 2007’de komisyon belli başlı Avrupa Sığınak Sistemlerinin gelişimi adına ikinci adım hazırlıkları yapmaya başlayacaktır. CEAS için tamamlama önerileri öne sürmeden önce komisyon   katılımı ile destek vereceği tartışma ortamlarına ev sahipliği yapacaktır. Bu tartışmalar Yeşil Dosya etrafında organize edilecektir. Tartışma sonuçları 2008 yılında basılacak olan sığınma üzerine plan politikaları hazırlıklarına bilgi sağlayacak ve dolayısı ile CEAS’ın başarısında komisyona bir yol gösterecektir. İkinci aşamanın ilk önerileri 2008 yazından önce sunulacaktır. Buna paralel olarak Komisyon adı Dublin sistemi değerlendirmeleri olan CEAS çalışmasının ilk adım değerlendirmelerini basacaktır. Sonuç olarak, aynı pakette, Komisyon ev sahipliği yapan üye ülkede uyum olanaklarını arttıracak olan uluslararası korunmadan faydalananlara uzun süreli kalış yönergesinin genişletilmesini önerecektir.
Hague programı bu hedefe ulaşmada başarılı olmak isteyen Üye Ülkeler arasında pratik işbirliğini tanır. Komisyon üye ülkelerin tek prosedürü başarmaları, hangi ülkeye ait olunduğunun bilgisini sabitlemeyi (COI) ve coğrafi bölge gibi etkenlerden ortaya çıkan baskıları bulmaya yardım etmek   için uygun yapılar kurmaya davet edilmiştir. 2007 sonuna kadar Komisyon AB COI portalını kurmaya başlayacaktır.